“Yok sayılmak” ve “görülmemek”, modern insanın kalabalıklar içinde yaşadığı en derin paradokslardan biridir. Neden görülmüyoruz? Görünür olmak için ne yapılabilir?
değer görmemek
Değer görmemek, insanın emeğinin, varlığının ve duygularının görmezden gelinmesi, takdir edilmemesidir. Bu, önce bir sızı, sonra derin bir yara bırakır.
İster bir ilişkide, ister iş hayatında veya sosyal çevrede olsun, kişi kendini hep tek taraflı verirken karşılık bulamadığında, içinde bir boşluk oluşur. Yaptığı iyilikler kanıksanır, çabaları olağan karşılanır, varlığı bir “gölge”ye dönüşür. Zamanla, “Ben buradayım!” diye haykırmak istese de sesi duyulmaz.
Değersizlik hissi, özgüveni kemirir ve kişiyi kendi gerçekliğinden şüpheye düşürür. “Yeterince iyi değilim” yanılgısına sürükler. Oysa sorun, değersiz olmakta değil, yanlış yerde aranmış olmaktadır çoğu zaman. Değer, önce insanın kendi içinde keşfedilmesi gereken bir hazinedir. Başkalarının takdirine endeksli bir öz-değer, her zaman eksik kalacaktır.
Unutmamak gerekir: Siz kendi değerinizi bilirseniz, onu görmeyenlerin kaybı daha büyük olur.